gototopgototop

İsrail Terörünü Kınıyoruz

E-mail Print PDF
Share
There are no translations available.

İsrail’in, dün gece sadece sivillerden oluşan yardım konvoyuna vahşi bir şekilde saldırması, tüm dünyanın vicdanını derinden yaralamıştır. Bu saldırının ardından 19 kişinin öldüğü belirtilmektedir. Bunun adı resmen katliamdır. Yola her türlü olanaktan muhtaç kişilere yardım amacıyla çıkan silahsız kişilere orantısız güç kullanan İsrail Devleti’nin, terörist bir mantıkla yönetildiği bu katliamla birlikte tescillenmiştir.
İsrail, siyasal tarihinin en ırkçı hükümeti tarafından yönetilmektedir. Son yıllarda Türkiye ve İsrail’in arasında artan gerilimin başrolünde de, bu faşist yönetim zihniyetin olduğu açıktır. Bu hükümetin, derhal görevinden ayrılması ve tarih boyunca barışçıl bir düzlemde ilerleyen İsrail-Türkiye ilişkilerinin bir grup barbar yüzünden ebedi bir düşmanlığa dönüşmemesi en büyük dileğimizdir.
Türkiyeli vatandaşların bu zorbalığa karşı duyarsız kalması elbette ki mümkün değildir. Yalnız bu vahşi zihniyete karşı verilecek tepkilerin de milliyetçi veya anti-semitist bir forma dönüşmemesi, ülkemizde yaşayan masum yahudi vatandaş ve ziyaretçilerinin kendilerini güvende hissetmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Tepki vermekte haklıyız. Ama tepkilerimizle haksız duruma düşmemeliyiz. Terörün her türlüsünü lanetlemeliyiz. Devletlerin de terörörist olabileceğini unutmamalı fakat mazlum insanların masum duyguları ile oynayarak terörü meşru bir araç haline getiren radikal hareketlerin amacına uygun taşkınlıklarda da bulunmamalıyız. Şiddeti lanetlerken, karşı şiddete başvurmamak gerektiğini unutmamalıyız.
Her ne olursa olsun, İsrail’in bu saldırısının hiç bir vicdani ve hukuki gerekçesi olamaz. İsrail’e sert yaptırımlarda bulunmak, küresel barış taraftarı her ülke için bir zorunluluk teşkil etmektedir. Başta Birleşmiş Milletler üyesi devletler olmak üzere tüm uluslararası güçlerin bu saldırıyı kınaması ve İsrail’e karşı net bir tavır alması en büyük temennimizdir.
Kamuoyuna Duyurulur
3H Hareketi
PeaceInPalestineİsrail’in, dün gece sadece sivillerden oluşan yardım konvoyuna vahşi bir şekilde saldırması, tüm dünyanın vicdanını derinden yaralamıştır. Bu saldırının ardından 19 kişinin öldüğü belirtilmektedir. Bunun adı resmen katliamdır. Yola her türlü olanaktan muhtaç kişilere yardım amacıyla çıkan silahsız kişilere orantısız güç kullanan İsrail Devleti’nin, terörist bir mantıkla yönetildiği bu katliamla birlikte tescillenmiştir.
İsrail, siyasal tarihinin en ırkçı hükümeti tarafından yönetilmektedir. Son yıllarda Türkiye ve İsrail’in arasında artan gerilimin başrolünde de, bu faşist yönetim zihniyetin olduğu açıktır. Bu hükümetin, derhal görevinden ayrılması ve tarih boyunca barışçıl bir düzlemde ilerleyen İsrail-Türkiye ilişkilerinin bir grup barbar yüzünden ebedi bir düşmanlığa dönüşmemesi en büyük dileğimizdir.
Türkiyeli vatandaşların bu zorbalığa karşı duyarsız kalması elbette ki mümkün değildir. Yalnız bu vahşi zihniyete karşı verilecek tepkilerin de milliyetçi veya anti-semitist bir forma dönüşmemesi, ülkemizde yaşayan masum yahudi vatandaş ve ziyaretçilerinin kendilerini güvende hissetmesi açısından büyük önem taşımaktadır.  
Tepki vermekte haklıyız. Ama tepkilerimizle haksız duruma düşmemeliyiz. Terörün her türlüsünü lanetlemeliyiz. Devletlerin de terörörist olabileceğini unutmamalı fakat mazlum insanların masum duyguları ile oynayarak terörü meşru bir araç haline getiren radikal hareketlerin amacına uygun taşkınlıklarda da bulunmamalıyız. Şiddeti lanetlerken, karşı şiddete başvurmamak gerektiğini unutmamalıyız.
Her ne olursa olsun, İsrail’in bu saldırısının hiç bir vicdani ve hukuki gerekçesi olamaz. İsrail’e sert yaptırımlarda bulunmak, küresel barış taraftarı her ülke için bir zorunluluk teşkil etmektedir. Başta Birleşmiş Milletler üyesi devletler olmak üzere tüm uluslararası güçlerin bu saldırıyı kınaması ve İsrail’e karşı net bir tavır alması en büyük temennimizdir.
Kamuoyuna Duyurulur
3H Hareketi
 
Son Yazılar

3H Menü

LiberAlem Kış

kapak180