There are no translations available.
Türkiye Cumhuriyeti ilk 23 yılını tek parti yönetimi altında geçirdi. Bu dönem oluşturulan kurumlar ve kurallar Türkiye’nin geleceğini belirledi.
Mete Tunçay’ın “Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması 1923-1931” kitabı tek parti sisteminin kuruluşunun arka planını açıklamaya çalışıyor. Genç Cumhuriyet’in yüz yüze kaldığı önemli olayların tek partinin kurulmasına nasıl katkı sağladığı da ayrıntılı olarak inceleniyor.
Tunçay Şeyh Said isyanı, SCF’nin yükselişi gibi olaylara tepki olarak geliştirilen savunma mekanizmalarının Cumhuriyet’in tek partiye kaymasını kolaylaştırdığını belirtiyor. Örneğin Şeyh Said isyanının patlak vermesiyle Terakkiperver Cumhuriyet Partisi kapatılmış ve muhalif olan bütün unsurlar Takrir-i Sükun kanunuyla susturulmuştur. Yine İzmir Suikasti sonrası potansiyel muhalif olarak sayılabilecek eski İttihatçılar tasfiye edilirken Menemen olayı da güdümlü bir muhalefet partisi olan Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kapanmasına ve partinin daha totaliter bir yönde yoluna devam etmesine olanak vermiştir.
Kitabın konusu içinde olan 8-9 yıllık dönemde önemli bir toplumsal değişim sağlanmıştır. Bir çoğu biçimsel de olsa bu değişimler sonucu Osmanlı toplumundan pek çok iz silinmiştir. Bu değişim coşkusundan etkilenen pek çok Cumhuriyet Halk Fırkalı 30’larda totaliterizme yaklaşacak olan tek particiliği körüklemiştir.
Hızlı değişimlerin toplumsal bedeli olduğu varsayılırsa bu değişimin bedelinin başta en alt kesimler olmak üzere halk tarafından ödendiği söylenebilir. 1929 bunalımı ve sonrası halkın hoşnutsuzluğu her ne kadar güdümlü de olsa Serbest Cumhuriyet Fırkası’nda kendisini ifade etme şansı bulmuştu. Günümüzde de sıkça kullanılan halkın seviyesi ile demokrasi arasındaki korelasyon veya demokrasi kültürü kavramının erken Cumhuriyet dönemindeki demokrasi deneyimlerinin başarısızlığına bahane olarak gösterilmesi kitapta yer yer ayrıntılı olarak incelenmiş.
Mete Tunçay etnik unsurların ulus devlet inşa sürecindeki macerasına da değinmiş. Kürtlerin özel konumu ile İslam dininin bu kaynaşmadaki oynadığı pragmatik rol Cumhuriyet yönetiminin doktriner değil tamamen pratik bir yol izlemek istediğinin açık bir göstergesi olarak nitelenmiş.
Tunçay kitabıyla günümüzde tabulaştırılmaya çalışılan ve bir çok kesimce tartışılmaya bile gerek görülmeyen bir dönemi gözler önüne seriyor. Bunu yaparken kullandığı yöntem ile de bu döneme ait araştırmalara ışık tutuyor.
| < Prev | Next > |
|---|









