Prş - 18 Mar
Dur De & Diğer Sivil Toplum Örgütleri tarafından yazıldı.
Başbakan Ayıp Ediyor !!!
“Bakın benim ülkemde, 170 bin Ermeni var; bunların 70 bini benim vatandaşımdır. Ama 100 binini biz ülkemizde şu anda idare ediyoruz. E ne yapacağım ben yarın, gerekirse bu 100 binine hadi siz de memleketinize diyeceğim; bunu yapacağım. Niye? Benim vatandaşım değil bunlar… Ülkemde de tutmak zorunda değilim. Yani şu anda bizim bu samimi yaklaşımlarımızı bunlar bu tavırlarıyla ne yazık ki olumsuz istikamette etkiliyorlar, bunların farkında değiller.”
Bu utanç verici ifadeler Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 16 Mart Salı günü resmî ziyaret dolayısıyla bulunduğu Londra’da, BBC’nin Türkçe servisine verdiği demeçten alındı. Bu ifadelerden Başbakan’ın, son günlerde ABD ve İsveç’te oylanan Ermeni Soykırımı ile ilgili kararlar karşısındaki hiddetini dindirebilmek için bulabildiği yegâne hedefin Türkiye’de hayat kavgası veren Ermenistanlı ve Gürcistanlı göçmen Ermeniler olduğu sonucu çıkıyor.
Onlar yakın zamanda Türkiyeli politikacıların kolay kurbanı durumuna düşüyorlar. Her türlü koruma, savunma ve toplumsal güvenceden yoksun olmalarına rağmen hedef gösteriliyorlar. Her an Türkiye’den sürülme olasılıklarının elde koz olarak tutulması ve her defasında gündeme getirilmesi Osmanlı döneminde, başta Ermeniler olmak üzere istenmeyen unsurların tehcirini hatırlatıyor. Onlar kudretli Başbakan Erdoğan karşısında birer hiçtirler ama Başbakan’ın gücü de sanki ancak onlara yetiyor.
Read MoreTürkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na şunları hatırlatmak isteriz:
*
Kimse doğduğu toprağı keyfinden terk etmez; gittiği ülkede iş bulmazsa da orada kalmaz;
*
İnsanca muamele, herkes kadar Ermeni göçmen işçilerin de hakkıdır;
*
Bu insanlara lâyık görülen bu resmî kötü muamele yüz kızartıcı bir nefret suçudur;
*
Üçüncü ülkelerin parlamentolarından çıkabilecek kararları bertaraf edebilmek için binlerce savunmasız insanı pazarlık konusu yapmak kabul edilemez;
*
Bu ifadelerin Türkiyeli Ermenileri de töhmet altında bırakacağı açıktır;
*
İfadeler, dünya çapında talepleri olan, medeniyetleri bir araya getirme, kavgalıları barıştırma ve Ermenistan’la ilişkilerini normalleştirme iddiasındaki bir ülkenin Başbakanı açısından muazzam tezatlar oluşturmaktadır.
21. Yüzyıl’da hâlâ tehcir fikriyatına yatkın görünen bu zihniyeti kınıyor, savunmasız insanlar üzerinden yapılan bu yüz kızartıcı pazarlıklardan bir an evvel vazgeçilmesini talep ediyoruz.