gototopgototop

Terör ve Savaşın Kökleri PDF Yazdır e-Posta
Share
Levent Uğurlu tarafından yazıldı.   
Salı, 27 Temmuz 2010 18:50

elifkoseOTORITEGeçmişten günümüze Türk Devlet geleneğinde, ılımlı transandantal bir yapının var olması, yöneticiler ile yönetilenler nezdinde devlet kavramını kutsallaştırmıştır.

Hakim resmi ideolojinin 6 okundan biri olan devletçilik; ekonomide, siyasette, güvenlikte, sosyal yapıda, en önemlisi de zihniyetlerde derin tahriplere yol açmıştır. Tarihteki en kanlı çatışmalar, ülkeler arasındaki savaşlar değil; aynı ülkenin, kanun, pirensip veya adalette barışçı bir çare bulamamış insanları arasındaki iç savaşlardır. Tarihte tüm mutlak devletlerin, acımasız imhalarla bastırılan kanlı ayaklanmalarla sona erdirildiğine dikkat edin.  

Ayn Rand'ın da ifade ettiği gibi, bir ülkenin siyasi sisteminde devletçiliğin derecesi, aynı zamanda ülkeyi rakip çetelere parçalama ve insanları birbirine düşürme derecesidir. Ona göre, bireysel haklar ortadan kaldırıldığında, kimin neyi hak ettiğini belirlemek mümkün olmadığı gibi; herhangi bir kimsenin taleplerinin, arzularının veya çıkarlarının adaletini belirlemenin de yolu yoktur. Bu sistem adeta bir yer altı tezgâhları, gizli komplolar, pazarlıklar, kıyaklar, ihanetler, ani ve kanlı askeri darbeler sistemidir. Devletçilik, kurumsallaşmış bir şiddet ve bitmez tükenmez bir iç savaş sistemidir. İnsanlara siyasi gücü ele geçirmekten başka bir seçenek bırakmaz: soymak veya soyulmak, ölmek veya öldürmek.
Zihniyet üç aşağı beş yukarı benzer olunca dünyanın neresine gidersek gidelim aynı manzaralarla karşılaşmak mümkün. Türkiye'nin temel sorunları; terör, bölünme, eğitim, işsizlik, hukuk, ekonomi, düşünce ve ifade hürriyeti, demokrasi v.s...Birbirinden ayrı düşünülemeyen, iç içe geçmiş sorunlarımızdır bunlar.

Tarih sahnesinde 21 Türk devletinin kurulup yıkıldığı söylenir. Ödevler yerine getirilmezse, yapılan hatalardan dersler çıkarılmazsa, kimin dost kimin düşman olduğu unutulursa akıbetin yine bölünüp parçalanmak olacağı sürekli olarak tekrarlanır. Tarihte millet olarak hep ihanete ve kalleşliğe maruz kaldığımız fikri belleğimize nakış nakış işlenmiştir. Bizim bizden başka dostumuz yoktur. İnsanlar adeta korku ve ümit arasında yaşatılmak zorunda bırakılmıştır. Cebinde beş kuruş parası, evi, arabası hatta doğru düzgün bir işi bile olmayan vatandaş, devlete aşırı derecede tapar ve onu yüceltir. Cehalet ve sefalet içi boş, aşırı milliyetçi bir reaksiyona dönüştürülür. Ceberut ve otoriter devletlerde görmeye alışık olduğumuz robotlaştırılmış bireylerden oluşan bir toplum manzarası karşımıza çıkar. Böyle bir yapıda eğitim sistemine değinmeden geçmek olmaz tabi ki. Yavuz bir komutan edasıyla 'rahat hazır ol' komutu verip her sabah vatan millet adına 'Andımız' okutan eğitimcilerin, aslında dünya standartlarının çok çok altında bir seviyede eğitim veriyor olmaları gururlarına hiç dokunmaz. Derslerimiz bilimsellikten, deney ve gözlem metodundan,özgür düşünebilme yetisinden uzaktır. İlim ve fikir adamlarından çok komutan adları ders kitaplarında geçer. Medeni kanunumuz İsviçre'den, falanca inkılabımız Fransa'dan örnek alınır. Ama her sabah okutulan Andımız'ın Faşist Mussolini'nin İtalya'sından örnek alındığı hiç anlatılmadığı gibi, neden böyle bir uygulamanın olduğu da sorgulanmaz. Okullarda birbirimize karşı ötekileştiriliriz. Böyle yetiştiriliriz: Kör, sağır, dilsiz...
Sonra sürekli şehit cenazeleri gelir. Kızarız, öfkeleniriz. Devletimize olan bağlılığımız kat kat artar.  Lanetlenen malum örgütün, Örtülü ödenekten aktarılan parayla devletin kendi eliyle kurdurduğu bir örgüt olduğunu, bu pisliğin üzerine giden isimlerin susturulduğunu çok ileri giderse de katlediğini unututuruz. Kendi mayınımızla askerlerimizi öldürürüz, sesimiz çıkmaz. Sivil kıyafetli askerler kozmopolitik şehirlerde bayrak yakma provokasyonu düzenler ve biz bunun nedenini hiç düşünmeyiz. Yaptığımız şey anca belediyelerin düzenlediği lanetleme mitinglerine katılmak olur.

Totaliter ve otoriter devletlerin mayası olan korku yaratma geleneği, devletin devamlılığını sağlamak adına eşsiz bir yöntemdir ve biz bunu bile bile akan kanın durması için yine devletten medet umarız. Çünkü çaresizizdir. Beyinlerimiz kasıtlı olarak dumura uğratılmıştır. Kimimiz şiddetle, silahla, sınır ötesi operasyonlarla terörün bir an önce bitirilmesini ister. Kimimiz diyalog der, örgütün muhatap alınması gerektiğini savunur. Ve yetiştirilme tarzımızdan olsa gerek birbirimizi ihanetle, değişik sıfatlarla suçlarız. Biz kavga ederiz, devlet bıyık altından güler. Devleti sınırlandırmak yerine o ya da bu şekilde ondan bir şeyler bekleriz hala. Biz ondan medet umdukça esir düşeriz kendisine. Çok üç kağıtçıdır devlet denilen kavram. Her şeyimizi donumuza kadar alır. Damla damla ağzımıza bir şeyler akıtırken de bir dizi kurallar koyar, ödevler verir bize.

Türkiye'nin iç içe geçmiş ve birbirinden ayrı düşünülemeyen sorunlarını sıralamıştık. Neydi bunlar? Terör, bölünme, eğitim, işsizlik, hukuk, düşünce ve ifade hürriyeti...

Çözüm belli:Sınırlı Devlet. Ekonomide, siyasette, hukukta titizlikle sınırlandırılmış, belirli bir grubun çıkarlarını değil birey çıkarlarını, hak ve özgürlüklerini koruyan bir devlet yapısı oluşturarak, bunların üstesinden gelebiliriz. Yeter ki ezberleri bozmak için kararlı olalım.

Yorumlar (1)Add Comment
0
Abbasss
Temmuz 31, 2010
88.249.225.209
Oy sayısı: +2
Eledim eledim höllük eledim......

"Örtülü ödenekten aktarılan parayla devletin kendi eliyle kurdurduğu bir örgüt olduğunu..."

Haklısınız zaten Mazlum Doğan'da kendisini örtülü ödeneğin verdiği parayla aldığı iki çöp kirbit parçası ile Diyarbakır zindanında yakarak ilk kıvılcımı başlatmış oldu...Keza Kemal Pir deseniz zatem Mit'in ajanı idi... Abdulah Öcalan deseniz Pilot Cemal'le ilişkisi belli. Köyleri yakılan sonrada dağa çıkan örgüt üyelerinin ailesinin derin devletle bağlantıları her geçen gün gazete manşetlerinde yerini almış durumda...

Haklısınız o kadar bariz ortadaki örgütün derin devletle bağlantısı mağaralarda ele geçirilen yataş yatak takımı, beko buzdolabı birebir devletin fabrikalarında üretilip örgüte gönderilmektedir..

Yorum yaz
 
 
daha küçük | daha büyük
 

security image
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy
 
Son Yazılar