| Referandum, MHP için zorlu bir sınav |
|
|
|
| Burak Başkan tarafından yazıldı. | |
| Pazar, 25 Temmuz 2010 12:58 | |
|
Bakın, eski MHP Mersin Milletvekili Ali Güngör ne diyor: "MHP ne yaptığını bilmiyor. Bu tavır ilkesizliktir. MHP'nin CHP ve BDP ile buluşması benim için sürpriz olmadı. Onlar kadar bile tutarlı olamadı. Yeni bir anayasaya Türkiye'nin ihtiyacı var." (Star, 11.7.2010) BDP, Bahçeli'nin hesaplarını bozuyor Kapatılan DTP'nin yerine kurulan BDP de Bahçeli'nin referandumdaki muhalefet söylemini çıkmaza sürükleyen bir parti. Çünkü Bahçeli, propaganda çalışmaları sırasında mevcut değişikliklerin terörü besleyeceğini ve PKK'nın işine yarayacağını iddia etmeyi planlıyordu. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. BDP'nin referandumu boykot etmesi, Bahçeli'nin söylemini otomatikman geçersiz kıldı. Madem bu değişiklikler terör örgütü PKK'nın işine yarayacak, o zaman BDP referandumu neden boykot etsin ki? Madem bu değişiklikler terör örgütünün taleplerine uyuyor, o zaman neden İmralı'dan referandumda ‘hayır' sonucunun çıkması için çağrı yapılsın ki? Bu çelişkili durum, Bahçeli'nin anayasa değişikliklerine yönelik muhalefet söylemlerini boşa çıkarıyor. İşte Bahçeli'nin MHP tabanına anlatmakta en çok zorlanacağı nokta bu. MHP tabanı, BDP ile aynı safta yer alma konusunda Bahçeli'den mantıklı bir açıklama bekliyor. Bahçeli ise MHP tabanını tatmin edecek bir açıklama yapmaktan oldukça uzak görünüyor. Yaşanan tüm kamplaşmalarda MHP, ciddi bir konumlanma sorunu yaşıyor. Üstelik CHP ile sürekli aynı safta görünmek, muhafazakâr tabanı MHP'den koparıyor. Bir zamanlar ‘Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman' söylemiyle ‘Türk-İslam Sentezi' adı altında konumlanan ve hem dini hassasiyetleri yüksek hem de milliyetçi eğilimlere sahip seçmen nezdinde önemli bir karşılık bulan MHP, 2000'li yıllarda bu söyleminden hızla uzaklaşmaya başladı. AK Parti'ye yönelik muhalefet süreci, MHP'yi AK Parti'nin muhafazakârlık vurgusu karşısında muhafazakâr öğeler içermeyen bir yeniden konumlandırma stratejisi benimsemeye itti. Başörtüsü serbestisi getiren yasanın AYM'de iptal edilmesinin ardından muhafazakâr kesimin taleplerini gündeminden tamamen düşüren MHP, bu kesimin parlamentodaki temsilini adeta tek başına AK Parti'ye teslim etti.
Favori olarak işaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 108 Yorumlar (1)
![]()
12 Eylülmü, 27 Mayıs ihtilalimi.
Bu refarandum için, dünün ideolojik gruplarına (devrimci, ülkücü, akıncı)ve Devletci partilerine (AP, CHP, MHP, MSP) dersini veren 12 Eylülle hesaplaşma yanlış bir argüman . Halbuki darbeci yapı ve bozuk anayasa anlayışı (atanmışların hakimiyeti) 1960 ların ürünü ve geleneğiydi. Bugünkü kavgaların tamamı yarım kalan, hatta ismi konulamayan 1960 ın hesaplaşmasıdır. 12 mart ve 12 eylül, 1960 ın marksist uzantılarına karşı yapılmış karşı darbeler değilmiydi. Ergenekonun gerisinde bile 1960 larda görev almış subaylar ve yazarlar başrolde değilmi.
|






Son günlerin en önemli gündem maddesi hiç şüphesiz 12 Eylül'de yapılacak olan anayasa referandumu. Anayasa Mahkemesi'nin geçen hafta esastan inceleme yetkisi olmamasına rağmen esastan inceleyerek verdiği kararın siyasette yarattığı toz duman arasında, siyasi partiler kendilerini bir anda referandum sürecinde buldu.