| Teşhircilik |
|
|
|
| Berk Idem tarafından yazıldı. |
| Cumartesi, 24 Temmuz 2010 19:37 |
|
TCK' nin 225. maddesi su sekildedir: "(1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." Bir insanin alenen cinsel iliskide bulunmasinin veya teshircilik yapmasinin neye dayanarak cezalandirildigini merak ediyorum. 'Genel ahlaka aykirilik' sebebiyle mi? eger oyleyse, bu 'genel ahlak' kavramini herkes kabul etmek zorunda midir? Cevap hayir olmalidir. Genel ahlaka uygunlugu dayatmak ile modern bir gorunusu dayatmak arasinda bir fark yoktur. Bir kiza basindaki ortunun "cagdas, modern" bir goruntu ile celistigini soyleyen siyasetcilere, akademisyen(?)lere pek cogumuz karsi cikacaktir. Ayni sekilde, genel ahlak adi verilen dogmanin dayatilmasina da karsi cikilmalidir. Nasil insanlar kendilerince cagdas veya modern bulduklari giyim tarzini benimseyebiliyorlarsa, ayni sekilde genel ahlaka uygun yasamayi da prensip edilebilirler. ancka, bunlarin ikisi de baskalarina dayatilamaz.En komigi ile baslayalim. Haber' e gore, Galata' da dekolte elbise ile balik tutan bir kadina teshircilik nedeniyle 6 ay hapis cezasi veriliyor. daha sonra cezanin gozetime cevrilmesinin bir onemi yok. Sikayetcinin ifadesi, "sanığın hal ve hareketlerinin İstanbul'da sıkça gördüğü dekolte giyen bayanlardan farklı olarak rahatsız edici olduğunu" seklinde. Hakim de kadinin "hayasizca hareketlerde bulunduguna" kanaat getirerek ceza vermis. Haya' nin ne oldugunu bir yana birakirsak, kendisinin gormedigi ve sadece sikayetci bir kisinin ifadesinden ogrendigi durumla ilgili boyle bir karar verilebilmesi adil midir? Biri x sahsini sokakta ciplak gordugunu iddia ederse bunu kanitlamasi gerekmeyecek mi? Bu durumda iftiranin ne kadar basit olacagi aciktir. haya konusuna donersek, herkese kendi ahlakini dayatmanin hicbir durumda kabul edilebilir olmadigini goz onunde bulundurarak bunun bir kanun maddesi ile desteklenmesinin insanlari ne derece kisitlayan bir sey oldugu acik. Bunlarin yaninda, boyle bir konuda iftiranin ne kadar kolay oldugu da bir baska gercek. Ayrica, sahilde guneslenen bikinili bir kiz icin bu tarz bir dava acilmasinin absurt olacagi konusunda itiraz olacagini sanmiyorum(buna da itiraz edebilecek hukukculardan olusan bir topluluk var, ona da gelecegim). Peki, bikini bile degil, sadece dekolteli bir bluz giyen vatandasin balik tutarken suclanmasi ve hukum giymesi adaletsizlik degil midir? Bu durumda sahildeki bikinili kizlarin da tutuklanmasi gerekmez mi?... Plajda guneslenmekle, koprude balik tutmanin ayni sey olmadigi (bana gore mantiksiz da olsa) soylenebilir. O zaman farkli bir ornek daha vereyim, Avrupa ulkelerinden Erasmus' la gelen genc kizlar, Hacettepe Universitesi' nde yurtlarin arka tarafindaki cim alanda bikinileriyle guneslenirken (etraftaki erkek yurtlari nedeniyle) onlarin mi, yoksa diger insanlarin mi daha fazla rahatsiz oldugu olculemez. Belki yukarida bahsi gecen bayani sikayet eden vatandas bu kizlari da sikayet edecekti. Bu durumda sirf bir kisi, onlarin varligindan rahatsiz oluyor diye o kizlar tutuklanacak miydi? Buyuk ihtimalle hayir, cunku nerdeyse her universitede gerceklesen ve hic tutuklanmayla sonuclandigini duymadigim bir olay. O zaman dekoltenin, bikiniden daha kotu oldugu gibi bir sonuca da varilabilir. Pekala, duruma gore degisen teshir, camiye basortusuz giymek olarak da anlasilabilir mi? Insallah anlasilmaz ama oyle olsa daha tutarli olurdu. Baska bir olaya gecelim. Burdan okunabilir, Izmir' de bir kiz uzerindeki kiyafetleri cikartarak denize giriyor ve sonucunda "cevresini rahatsiz ettigi" gerekcesiyle karakola goturuluyor. Nobetci savcinin karariyla evine goturuluyor. Burda pek cok problem gorebiliriz. Bir insanin denize girerken ustunde ne oldugu baska insanlari ilgilendirmez. Ozel bir havuz olsaydi mudahele edilebilirdi, ancak oyle bir durum sozkonusu degil. Kiz denize girmis, vatandaslar intihar ettigini dusunmus. Bu durumda illa bir sey yapilacaksa bu polis cagirmak degil, konusmak olabilirdi. Ancak, vatandaslar sanki intihar etmek yasakmis gibi polis cagiriyorlar. Polis de tamamen alakasiz sekilde neden ciplak oldugunu soruyor. kizin cevabi cok guzel: “Siz üstünüzdeki elbiseler olmadan insan değil misiniz? Bir insanın elbiselerin çıkarması bu kadar mı sorun olur? Siz normal düşünemiyorsunuz. Ben özgürüm.'' ne mutlu ki, sansliymis ve nobetci savci ahlak polisligi yapmaya kalkmamis. Bu sefer de Marmaris' den bir haber. Ingiliz bir genc Ataturk heykelini gorunce cinsel organini cikartmis ve kufur etmis. Gencin alkollu olmadigi belirlenmis. Bunun habere eklenmesinin amaci nedir acaba? Alkollu olsaydi "sucu" daha mi kucuk olacakti? (adamin ismini yazarak bazi forumlarda yaptigim arastirma sonucunda "alkollu olsa neyse ama..." seklinde pek cok kufure ve nefret soylemine rastladim.) Veya insanlarin "kesin kafasi guzeldir, abartmaya gerek yok." demesini engellemek miydi amac? Eger ortada bir suc olsaydi alkollu olup olmamasinin gozumde hicbir onemi olmazdi. Neyse ki, benim olcutlerime gore suc diyebilecegim bir sey yapilmamis. Her neyse, bu vatandas gozaltina alinmis, fakat surecin devamiyla ilgili bilgi internette bulunamiyor. Umarim ceza almamistir. Tabi islemler Ataturk' u koruma baglaminda yapilmis da olabilir. Son olarak, Turk hukuk sitesi' nden bir sayfayi paylasmak ve onunla ilgili yorum yapmak istiyorum. Burada da 7 kisiden olusan, "mustehcen kadin kiyafetlerinin men' i dernegi" adinda bir dernegin bir avukat tarafindan kurulusundan bahsediliyor. Kurucu, Uc ornekler vermek (Alper Gormus' un isledigi gibi) bazen samimiyetsizligin gostergesi olabilir. Ancak, devlet sozkonusu oldugunda her seyin en ucunu yapabilecegini goz onunde bulundurmak lazim. Devletin bu konuda bir yetki verildigi takdirde, yonetime gore, kadinlarin, kizlarin sokakta gezip milleti gunaha sokmasini yasaklamaktan, tum bayanlarin basortusunden "kurtulmasina" kadar cok cesitli uygulamalari olabilir. Bu nedenle, bu tur konular kanunlarla, yonetmeliklerle duzenemez. Toplumsal iliskilerin devamliligina onem veren cogunluk, zaten buna uygun sekilde davranarak kendi icinde bir denge kuracaktir. Geriye kalan insanlari ise yasalar ile duzenlemeye kimsenin hakki yoktur. Gormek istemeyenler, onlardan uzaklasmak hakkina sahiptir.
Favori olarak işaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 189 Yorumlar (4)
![]()
Müstehcen Kadın Kıyafetlerini Men Derneği
Benim de malum tartışmada bahsettiğim, daha doğrusu bahsetmek istediğim, anlatmaya çalıştığım şey, toplumsal ilişkilerin devamlılığına önem veren çoğunluğun kurduğu denge idi, hani invisible hand benzetmesi yaptığım. arada kaynadı ama görüyorum ki sen de bu çoğunluğun iradesine referans veriyorsun.
cogunlugun iradesi
cogunluk kendi arasinda bir antlasmaya varabilir diye dusunuyorum tabi. fakat, senin soyleminde kanunlarla ciplakligi duzenleme vardi. benim takildigim nokta o. yoksa mahalle baskisi, es dost israri gibi seyler benim icin sorun degil, zor kullanmaya varmadigi surece.
cinsel taciz
Peki bunun sınırı nedir ? Yarın bir gün yolda ben çıplak yürümek istiyorum sizin ahlak kavramınızla benimki farklı derse kim ne diyebilir ?
yuksek sesle konusmak, kokmak
benim acimdan kanunla duzenlenecek bir siniri yoktur. cirilciplak sokakta gezmesi de denize girmesinden farkli degildir. |






Ulkemizde o kadar cok problem var ki, "daha onemli" olanlarla ilgilenirken bazilarini kacirabiliyoruz. Yakin zamanda arkadaslarimla yaptigim bir tartisma sonucunda teshircilik konusunun da boyle bir durumda oldugunu fark ettim. Ufak bir arastirma sonucunda bu konuda pek cok habere ulastim. Once teshire iliskin kanun maddesini degerlendirip, sonra hem kanunun (sapka kanunu gibi davranilmayip) uygulandigini, hem de ne kadar sacma durumlar meydana getirdigini buldugum haberlerle gostermek istiyorum.
