gototopgototop
  3H Blog


LDP Neden Evet Demeliydi? - 1

E-mail Print PDF
Share
There are no translations available.

LDP’nin resmi sitesinden “Hukukun üstünlüğü ve af” başlıklı politika açıklamasından alıntıdır:

parti_logo_detay.asp“Liberal Demokrat Parti’nin anlayışına göre devletin asli görevi bireyin mal ve can güvenliğini sağlamaktır. Devlet bunu hukuk denilen kural ve prensipler aracılığı ile yapar. Hukukun üstünlüğü ilkesi de, devleti temsil eden kişi ve kurumların hukukun temeli olan “bireyin mal ve canını koruma” haricinde keyfice kural ve kanun yapıp, bunları uygulamaya çalışmasının engellenmesi için ortaya konmuş bir prensiptir. Kısaca hukukun üstünlüğünün olduğu bir ülkede devlet, temel birey haklarını korumak dışında keyfi kurallar, uygulamalar ve yasaklar getiremez.”

 

T. C. Anayasa'nın 15. Geçiçi Maddesi:

 

"12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz. Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır."

 

Tekrar Bakalım... LDP’nin resmi politikası ne diyor:

 

"Hukukun üstünlüğü ilkesi de, devleti temsil eden kişi ve kurumların hukukun temeli olan “bireyin mal ve canını koruma” haricinde keyfice kural ve kanun yapıp, bunları uygulamaya çalışmasının engellenmesi için ortaya konmuş bir prensiptir."

 

Metnin sonunda Nasıl Özetliyor?

 

”Kısaca hukukun üstünlüğünün olduğu bir ülkede devlet, temel birey haklarını korumak dışında keyfi kurallar, uygulamalar ve yasaklar getiremez.”

 

Ne diyorduk Hukukun üstünlüğünün olduğu bir ülkede devlet, keyfi kurallar, uygulamalar ve yasaklar getiremez

 

Darbeciler ne demiş:

 

Milli Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.

 

Peki keyfi kurallar, uygulamalar ve yasaklamalar getirdiği için sırf bu maddenin kaldırılmasından dolayı bile değişiklik pakedini desteklemek gerektiğini yukarıda belirttiğimiz ve LDP'nin EVET oyu vermesi gerektiğini LDP politikaları ışığında  söylediğimizde LDP'nin mevcut yönetimi bize ne dedi:

 

1980'DE ASKER DARBE YAPTIĞINDA GÖRDÜĞÜ İŞKENCEDEN "BİR JİLET BULSAYDIM, İNTİHAR EDECEKTİM" DİYEN İNSAN BİLE "HAYIR" OYU VERECEĞİNİ SÖYLERKEN, O GÜNLERDE KURŞUN ASKERLE OYNAYAN BEBELER DARBECİLERİN YARGILANDIĞINI GÖRMEK İSTEDİKLERİNDEN, "EVET" DİYECEKLERMİŞ. AKIL VE SAĞDUYUNUN BİTTİĞİ NOKTADAYIZ. ( Cem Toker’in Facebook politikacı sayfasından alınmıştır)

 

Gerçekten Cem başkanın son cümlesine katılmamak mümkün değil:

 

AKIL VE SAĞ DUYUNUN BİTTİĞİ NOKTADAYIZ...

Yorumlar (0)Add Comment
Yorum yaz
 
  daha küçük | daha büyük
 

security image
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy
 
Son Yazılar