gototopgototop
  3H Blog


Eğitim ile Demokrasi Kültürü Ters Orantılı mı?

E-mail Print PDF
Share
There are no translations available.

“Eğitim şart” sözü günümüzün en sık dile getirilen klişelerden biri haline gelmiş durumda. Her türlü olumsuzluğun eğitimle çözülebileceği, eğitimli insanın mutlak olarak eğitimsiz insandan daha üstün niteliklere sahip olacağı kesinlikle sorgulanmayan bir gerçeklik olarak kabul ediliyor.

Toplumdaki her türlü olumsuzluğun çözüm reçetesini acaba gerçekten sadece eğitim mi sağlıyor? Teorik açıdan evet. Ancak pratiğe bakınca insanın kafasında soru işaretleri belirmiyor değil.

Eğitim Kişiyi Daha Medeni mi Yapıyor?

Sözgelimi toplumun farklı kesimlerinin, kendisi ile farklı düşünen insanlara karşı gösterdiği reflekslere bakınca ortaya oldukça paradoksal bir durum çıkıyor. Nasıl oluyorsa hoşgörüsüzlük eğitim seviyesi yükseldikçe artıyor.
Örneğin siyasetçiler seçim dönemlerinde yoğunluk kazanmakla birlikte, hemen her dönemde çeşitli platformlarda fikirlerini ifade ederler; köylerde, kasabalarda, meydanlarda, üniversitelerde, çeşitli konferanslarda düşüncelerini dile getirirler. Eğitim seviyesi ortalaması ilkokul ya da ortaokul olan bir köy kahvesinde halkın kendileri ile aynı fikirde olmayan siyasetçiye yönelik tepkilerinin olgunluğu üniversite ortamlarının hoşgörüsüzlüğü ile karşılaştırıldığında çok şaşırtıcı bir sonuç ortaya çıkıyor.

Bir kasaba meydanında konuşan bir kişiye, o kasaba halkından demokratik tepki sınırlarını aşan bir sözlü ya da fiili bir saldırı  olduğu hemen hemen görülmüş bir şey değildir. Bu durum “sokaktaki insan” olarak tanımlayabileceğimiz ortalama halk kesimlerinin bulunduğu her ortam için geçerlidir. Konuşmacıyı da sadece siyasetçi ile sınırlandırmayalım. Fikrini ifade eden kişi bir gazeteci, yazar ya da akademisyen de olabilir, ama sonuç değişmez.

Diğer taraftan, az önce bahsettiğimiz ortalama insana çoğu zaman aşağılar gözle bakan eğitimli üniversite öğrencilerinin bulunduğu platformları düşündüğümüzde durum tamamen değişiyor. Anadolu insanının engin hoşgörüsünün yerini, eğitimli olarak kabul edilen insanların hoşgörüsüz, karşısındaki kişinin görüşlerine kesinlikle tahammül edemeyen, demokratik olgunluktan odukça uzak tavırları alıyor.

Bülent Ecevit’e Yapılan Ayıp

2004 yılında üniversitedeki ilk dönemimde katıldığım bir konferans bu çelişkili durumu ilk kez farkettiğim yer olması bakımından oldukça önemliydi. Yıllarca bu ülkede siyaset yapmış, başbakanlık görevinde bulunmuş bir siyasetçi olan Bülent Ecevit, vefatından bir kaç sene önce okulumuza gelmişti. Sayın Ecevit’in yürümekte sağlık problemleri nedeniyle bile zorlandığı zamanlardı. Yılların çınarı Ecevit başlamıştı yılların birikimini anlatmaya. Derken konferansın ilerleyen saatlerinde, radikal sol eğilimlere sahip bir grup öğrenci ayağa kalkarak 80 küsur yaşındaki Ecevit’e ağıza alınmayacak küfürler etmeye, geçirdiği rahatsızlıktan dolayı konuşmakta bile zorlanan bir siyaset adamına bağırıp çağırmaya başlıyordu. Üstelik Sayın Ecevit her zamanki nezaketinden, iyi niyetinden ve kibarlığından zerre kadar taviz vermemişti. Her zamanki gibi engin hoşgörüsünü sürdürüyordu. Eylemci öğrenciler fikirlerini karşılarındaki kişiyi susturmak pahasına dile getirdikleri için zafer sarhoşuydular belki. Fakat orada bulunanların ve bu olaya tanıklık edenlerin vicdanında yerin dibine girdiklerinin farkında değillerdi kesinlikle. Sayın Ecevit’in korumalarının güçlükle karşı koyduğu öğrencilerin, eğer korumalar olmasaydı ne yapacaklarını hala düşünmekteyim. 20’li yaşlardaki yeni yetme üniversite öğrencilerinin, devletin en üst düzeylerinde görevlerde bulunmuş, ülkeye iyi ya da kötü hizmetlerde bulunmuş, savunduğu değerler uğruna her türlü zorluğa katlanmış fakat yaşamının hiçbir döneminde nezaketinden ödün vermemiş bir insana verdiği bu terbiye dışı, küfürlü, hakaret dolu tepkiyi ömrüm boyunca unutacağımı sanmıyorum.

Hoşgörüsüzlük Yine Sahnede

Bu hadiseden birkaç yıl sonra, Abbas Güçlü’nün sunduğu Genç Bakış programına katılmak amacıyla MHP milletvekili Sayın Tuğrul Türkeş üniversitemizin kongre merkezine gelmişti. Fikirlerini henüz ifade etme fırsatı bulamamıştı salon birbirine girdiğinde. Bağıranlar, çağıranlar, ellerindeki pankartlarla bir taraflarını yırtanlar yine sahnedeydi. İpe sapa gelmez sloganlar atılıyor, savunulan görüşe pratikte hiçbir katkı sağlamayan bu sloganlar, sloganı atanlara adeta manevi bir tatmin sağlıyordu. Sayın Türkeş’in fikirlerine gösterilen tahammülsüzlük karşısında “eğitimli hoşgörüsüzlüğü” denen şeye bir kez daha tanık oluyordum. Bu hoşgörüsüzlüğün mimarları kendi içlerinde belki ne önemli bir iş yaptıklarını düşünüyorlardı. Fakat sonuç, ifade hürriyeti açısından tam bir fiyaskoydu. Konuşmacı bir cümle bile kuramadan oradan ayrılmak zorunda kalmıştı. Engin bir hoşgörü ve demokratik tavır beklenilen eğitimliler, bir kez daha hayal kırıklığına uğratıyordu beni.

Bu Kez de Hedefte Bakan Var

“Eğitimli hoşgörüsüzlüğü” 2009 yılında bu sefer Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a yönelik saldırıda ortaya konuyordu Türkiye’nin bir başka hatrı sayılır üniversitesinde.  Kızının mezuniyeti sebebiyle törene katılmış olan Akdağ, günün anlam ve önemiyle ilgili bir konuşma yapmak için kürsüye çıktığı sırada, önceden hazırlıklı geldikleri anlaşılan öğrenciler kendilerini kaybetmiş biçimde hakaretler yağdırmaya başlıyordu kürsüye doğru. El kol hareketlerinden tutun, en ağır küfürlere kadar demediklerini bırakmıyorlardı Sayın Akdağ’a. Yapılan konuşmayla ya da günün anlamıyla uzaktan yakından alakası olmayan sloganlar havada uçuşuyordu. İşin ironik tarafı ise bu farklı düşüncelere tahammülsüzlüğün, çağdaş değerleri savunma adına yapılmasıydı. Oysa çağdaş değerler dediğimiz şey, demokrasi kültürünü içselleştirme, farklı düşüncelere tahammül edebilme, tektipçiliği değil çoğulculuğu savunma değil midir? Kendisinden farklı düşünen bir kişiye her türlü hakareti layık gören insanların çağdaş değerlerden nasibini aldığını iddia etmek mümkün müdür?

Doğrusu Sayın Akdağ’ın kızının yerinde olmak istemezdim. Düşünebiliyorum o an yaşadığı travmayı. Bir salon dolusu her şeyi bildiğini sanan bu “okumuş cahil” ordusuna söylenecek bir söz yoktu doğrusu. “Eğitimli hoşgörüsüzlüğü” denen olguyu kendi iç çelişkileri ile başbaşa bırakmaktan başka çare yoktu.

Ortalama Vatandaş Eğitimlilerden Daha Hoşgörülü

Oysa yazının başında da belirttiğim gibi, Anadolu’nun herhangi bir köşesinde fikirlerinizi ifade etmeye kalksanız, hiç kimsenin sizin ifade hürriyetinize müdahale etmeyeceğini, kimsenin size elini kolunu sallaya sallaya hakaretler yağdırmayacağını, 50 yıldır söylenmekten bıkılmamış klişe sloganları yüzünüze haykırmayacağını görürsünüz. Anadolu insanımızın engin hoşgörüsüne hep hayran olmuşumdur. Diğer taraftan karşısındaki insanların fikrini ifade etmesine bile tahammül edemeyen “okumuş cahil” ordusunun hoşgörüsüzlüğünü ibretle seyretmiş, kendi ağlanacak hallerine bakmadan sokaktaki vatandaşımızı cahillikle suçlamalarına, halkı hor görmelerine gülüp geçmişimdir.

Sonuç  Olarak...

Karşımızdaki insanla aynı fikirde olmak başka bir şeydir, onun fikirlerini ifade edebilmesine olanak sağlamak ise bambaşka bir şeydir. Karşımızdaki kişi bizden ne kadar farklı düşünürse düşünsün, hatta ifade ettiği fikirler bizi şoka uğratacak kadar marjinal olsun, onun ifade hürriyetine saygı göstermek zorundayız. Karşısındaki insanın ağzını açmasına bile izin vermeyen kişilerin demokrat olmayı bir kenara bırakın, medeniyetin yakın yerinden geçtikleri bile iddia edilemez. Hiç kimse bizimle aynı şeyleri düşünmek, bizimle aynı şeyleri beğenmek, bizimle aynı duygulara sahip olmak, kısacası bize benzemek zorunda değildir.

Şimdi söyleyin bana, kim daha cahil, kim daha medeni? Kim dar kafalı, kim geniş ufuklu? Yoksa bizde eğitim ters etki mi yapıyor? Bu yazı şüphesiz ki eğitimin gereksiz olduğu gibi bir yargıyı ortaya koyma amacıyla yazılmadı. Yalnızca, eğitim seviyesinin yükselmesi ile birlikte ortaya çıkan hoşgörüsüzlüğün meydana getirdiği ironik ve çelişkili durumu ortaya koyma amacındayım.  

Eğitimli hoşgörüsüzlerin, Anadolu insanının engin hoşgörüsünden feyz almaları dileğiyle...
Yorumlar (0)Add Comment
Yorum yaz
 
  daha küçük | daha büyük
 

security image
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy
 
Son Yazılar